|

ALLAHAISMARLADIK
Her gün secde ederek tapmamı istiyorsan, Buna hiçbir sevdanın gücü yetmez güzelim. Ayağına sarılıp öpmemi istiyorsan, Gölüme yoğurt çalma, maya tutmaz güzelim.
Suç delili ararken ömrümün tamamından, Tellakları toplama mazimin hamamından. Kalbime taş atarsan sevdamızın camından, Kırıklar bana batar, sana batmaz güzelim.
Aşkta yağmur bulutu, nazarında kuraktım, Sevdada filozofken yüreğinde çıraktım. Devletimi dağıttım, saltanatı bıraktım, Padişahken kul olmam sana yetmez güzelim.
Dikilmişsin karşıma sağ elinde Zülfikar, Diz çök diye emreden gözlerinde şimşek var. Önce vurup zincire gezdirip diyar diyar, Seven gönül bir pula yarı satmaz güzelim.
Boynum kıldan inceydi derde sehpa kurmadın, Vurdun hasta kalbime dur deyince durmadın. Zordu beni anlamak bir gün kafa yormadın. Cephede savaşanlar tüfek çatmaz güzelim.
Önce Allah sonra sen yetmiyor mu bu sana? Hayallerin dem tutar kuruntulu tasana, İnanmayan ecenin katlanırım yasına, Böyle gelmiş olsa da böyle gitmez güzelim.
Mehmet NACAR

SARHOŞ ÂŞIKLAR
Haydi davran güzelim, kur artık soframızı, Bu akşam da hüzünler başka diyarda gezsin. Gözlerime bakarak gönlümün nazlı kızı, Bardağımı doldursun, kalbime sevda yazsın.
Çöllerdeki yollarım sana vardı varalı, Kalbim sarhoş aşkından, duygularım saralı, Sen ecesin âlemde, ben âlemin kralı, Bahçemde aşk rüzgârı, kalbimde ince sazsın.
Doldur bir kadeh daha gözlerinin renginden, Yoksullar ibret alsın içimdeki zenginden. Oyun havası dinle gönlümdeki çenginden, Hayalimde prenses, ruhumda candan özsün.
İki gül dudağından çıkacak tek sözüne, Seve seve veririm ömrümden beş düzine. Eller bizi kıskanıp laf etse de bize ne. Beni deli kalbimden izleyen iki gözsün.
Yine boşaldı kadeh, doldur ki içeceğim, Gönlüm sevda şişesi masanda açacağım. Kaf Dağı’nın ardına seninle uçacağım, Çözülmez bilmecemi kara gözlerin çözsün.
Bu gönül masamızı evrene taşıyalım, Kalan ömrün tümünü sarhoşça yaşayalım, Duyguya nikâh kıyıp mantığı boşayalım, Tarihler ikimizi sarhoş âşıklar yazsın.
Mehmet NACAR
KRAL ÇIPLAK
Uzatsam havada kalıyor elim, Haykırsam sesimi duyamazsın sen. Hüznümü anlamaz hatminde ilim, Derdimi derdinden sayamazsın sen.
Yüreğin sevmenin sırrına ermiş, Mantığın sırlara perdeler germiş. Kuşkunun şarabı başına vurmuş, Sarhoşsun güzelim ayamazsın sen.
Gözlerin Toros’dur, hislerim Yörük, Dünyama baktığın aynalar kırık. Sevda şölenimde beste hıçkırık, Hüznümün ritmine uyamazsın sen.
Gülümser kalbimden kırdığın parça, Tahtını kurduğum köşklerim sırça. Elinde yedi renk, dilinde fırça, Gönlümü sevince boyamazsın sen.
Sislenmiş camlardan yüzüme bakar, Sanırsın ruhumda kalmamış vakar. Dilinle kalbime kurşunlar sıkar, Sonra öldürmeye kıyamazsın sen.
Beni sana danış, sorma yabana, Ellerin dilleri sığmaz kabına, Çapkınlık kürkünü giydirip bana, Kralım çıplaktır diyemezsin sen.
Sitemler içinde gözyaşı döker, Ağlaya ağlaya boynunu büker, Hüzün kumaşından elbise diker, Bahtıma giydirir soyamazsın sen.
Mehmet NACAR

GİDİN BAŞIMDAN Meraklı meraklı bakmayın ulan, Halime bırakın, gidin başımdan. Dost, ahbap, arkadaş, sevgili filan, Hatıramdan çıkın, gidin başımdan.
Kendi icadımdır her ıstırabım, Kendim imar oldum, kendim harabım. Sizi sarhoş etmez gönül şarabım, Hasretime dökün, gidin başımdan.
Taptığınız saray feleğin hanı, Başa yıkılmanın gelir zamanı. Asın, kesin, vurun çileli canı, Aşk çölüne ekin, gidin başımdan.
Cisminiz, isminiz, hasmınız yalan, Sırları çözmekte divane olan. Melek maskesiyle sırıtıp gülen, Gölgenizi çekin, gidin başımdan.
Paraya vurulmuş densiz köçekler, Ruhunuz çöl olmuş, açmaz çiçekler. Bu yolun ucunda Azrail bekler, Halinize bakın, gidin başımdan.
Gizliden gizliye kanıyor yaram, Göğsümde patlayan duygular verem. Nemrut ateşinde yanmaksa sıram, İşte kibrit çakın, gidin başımdan.
Mehmet NACAR
SÜRGÜN ÂŞIKLAR
Bunca fedakâr olma, beni mahcup edersin, Sadece sevdin diye yüreğimde minnet var. Düşlerimde muhabbet, hayatımda kadersin, Kalbimde senin için sevda güllü cennet var.
Tebessümle bitirdin tükenmez isyanımı, Sevdama sadakatim süslüyor vicdanımı. Canının cevherinde eritirken canımı, Kaşın ile gözünde büyümüze hayret var.
Gök kubbeden ışıyan sevgini duya duya, Duygularla süslenip dalıyorum hülyaya. Bir tek gâvur mangırı değmeyecek dünyaya, Gözlerini sevince vazgeçilmez kıymet var.
El eleyiz hayatın ikinci baharında, Kuyumcu terazisi gönlümün ayarında. Ebediyyen sürgünüz sevdanın diyarında, Ruhumuzda asalet, kalbimizde haşmet var.
Yüreğinde duyarken sızısını ahımın, Ecesisin içimde Ferhat ruhlu şahımın. Seni bin bir özenle yaratan Allah’ımın, Hikmetinde maharet, eserinde ziynet var.
Mehmet NACAR

|